Elektronik müzik ilerliyor

Ali Rıza Avni


Batı müziği, yaşadığımız asrın teknik gelişmelerinin etkisi altında büyük bir hızla ilerleme yolunu tuttu. Daha önceki asırlarda ortaya konulan müzik kuralları ve eserleri birçok musikicilerce beğenilmemeğe başladı. Tonalite, melodi, ritim ve armonide yerleşmiş kurallardan sıyrılmak isteyenlerin adedi gün geçtikçe artıyor ve çeşitli denemelere başvuruluyor. 

XX. asrın kendine has bir müziği olması kadar tabii birşey olamaz. Yeterki girişilen hamleler olumlu sonuçlar versin ve yeni kuralları ortaya koyanlar daha sonra kendi yarattıkları müzikten nefret etmesinler. 

Hatırı sayılır bir zenginlik ve çeşitlilik gösteren asrımız Batı müziğine, alışılmış temlerden tamamen ayrı olarak yeni bir form daha katıldı. Elektronik müzik adı verilen bu yeni form, bilhassa Amerika’da öylesine ilgi uyandırdı ki geçenlerde Manhattan Belediye binasında verilen bir konsere girebilmek için bilet gişelerine hücum edip camları kıranlar bile oldu. 

Tarife lüzum yok

Elektronik müziği uzun uzadıya tarif etmeğe lûzum yok. Konser salonuna girildiği zaman görülen manzara ve işidilen sesler, bu müziği tanıtmağa kâfi ve hâtta fazla bile gelecektir. 

Elektrikli testereler vınlıyor, zincirler şakırdıyor, canavar düdükleri canhıraş çığlıklar koparıyor, borazanlar kulak tırmalayıcı zırıltılarla ortalığı birbirine katıyor. Bir kapı görünmez menteşeleri üzerinde gıcırdayarak kapandı. Sahnede orkestra üyeleri ölüm sessizliği içinde oturuyorlar. Bir kadın, üzerinde kefene benzer bir örtü ile ve sanki mezardan fırlamış gibi acayip bir heyecanla boğuk sesiyle inliyor. «Oh Allahım…»

Dinleyiciler işittikleri bu acayip sesler karşısında önce koltuklarına büzülüp kalmışlardı. Son ses tufanı da bittikten sonra sahneye doğru yaklaşan iri yapılı, yüz hatları korkunç bir ihtiyarı çılgınca alkışlamağa başladılar. Bu adam elektronik müzik üstadı kompozitör Edgar Varése idi. Kırk yılı aşan çalışmalarından sonra yazdığı «Poeme Electroniqe» isimli eserinin mükâfatını topluyordu. 

Bu türlü eserlerin çalınması pek te yeni sayılmaz. Amerikalı besteci George Anthell, 1927’de Paris’te çalınan «Ballet Mécanique» adlı eserinde müzik aletlerinden fazla olarak elektrik zilleri, otomobil klâksonları gibi araçlardan da faydalanmıştı. Polonyalı besteci Nikola Slonimski’nin eserlerinden birinde bir kedinin miyavlatılması, balonların patlatılması gerekiyordu. Fredo Grofé’nin «Tabloid» adlı bestesinin bir yerinde yazı makinesi tıkırtıları işitiliyordu. Harold G. Davison’un «Auto Accident» (Otomobil kazası) adlı bestesinin çalınışında cam levhaları çekiçle kırmak ve bunun gürültüsünden faydalanmak icap ediyordu. 

Şimdi bütün bunlar Edgar Varése’nin elektronik müziği yanında ehven şeyler olarak kaldı. 

Elektronik müzik üstadı olarak isimlendirilen Edgar Varése, Fransız asıllı ve yaşı seksene yakın bir bestecidir. 1915 de New York’a yerleştikten sonra kurduğu bir orkestraya kendi müzik anlayışını aşılamakta fazla güçlük çekmedi. Bu orkestra ile önce çağdaş eserleri dinletiyordu. Daha sonra kendini bugüne kadar defalarca dinlenmiş eserlere vermekten vazgeçti ve insanları rahatsız etmek pahasına da olsa yeni bir müzik bulmak yolunu tuttu. Müzik sesleri, anlatmak istediği duygularına herhalde kâfi gelmemiş olacak ki hırçın mizacına uygun birçok sesleri başka vasıtalardan elde etmeği düşündü ve öyle yaptı.

Yazımızın başında da kaydettiğimiz gibi, asrımızın kendine has bir müziği olması kadar tabii birşey yoktur. Yeterki girişilen hamleler verimli sonuçlar versin ve yeni kuralları ortaya koyanlar daha sonra kendi yarattıkları müzikten nefret etmesinler. 

Müzik dünyasından kısa haberler

* Macar kompozitörü Franz Listz’in şimdiye kadar bilinmeyen bir eseri Moskova’da intişar eden «Müzik Hayatı» isimli dergide neşredildi. Bir romans olan bu eserin güftesi meşhur yazar Tolstoy’un eşine atfettiği bir şiirdir. Şiir «Arkadaşlarıma değil, bana sitem et» ismini taşımaktadır. 

*Johann Sebastian Bach’ın dünyaca tanınmış Si-Minör Kantatının tahrif edilmiş olduğuna dair ileri sürülen iddianın doğruluğu günden güne katiyet kesbetmektedir. 

Eserin Bach tarafında kaleme alındığı şüphe götürmez bir keyfiyet teşkil etmekteyse de eserin bir bütün olmadığı fakat ölümünden sonra tamamlanmamış diğer eserlerinden kısımlar alınarak bu eserin vücuda getirildiği anlaşılmaktadır. 

Bu teoriyi ortaya atan ünlü müzisyen ve ilâhiyatçı Dr. Eriedrich Smend 400 sayfalık bir tezle iddiasını ispata hazırlanmaktadır. 

*Viyana’da Unesco Milletlerarası Müzik Merkezi kuruldu. Bu merkez uluslararası müzik çalışmalarını düzenliyecek ve her memleketin tanınmış sanatçılarının, başka memleketlerde konserler vermesini sağlayacaktır. 

*Macaristanın popüler çingene bestecisi Koloman Racz dört yıllık bir çalışmadan sonra ilgi çekici bir «Çingene Operası» meydana getirdi. Eser ilk olarak önümüzdeki günlerde Moskova Tiyatrosunda oynanacaktır.


Avni, A. R. (1961, Eylül 19). Müzik Köşesi / Elektronik müzik ilerliyor. Yeni Asır, s. 3. 


Gazete kupürlerine ulaşmamız konusunda desteklerini esirgemeyen Sevgili Âkif Genç ve yazının yazımını gerçekleştiren Sevgili Ece Cevher‘e sonsuz teşekkürler…

Hakan Cevher tarafından yayımlandı

Musicologist

Yorum bırakın