“The Eastman” Orkestrası Konserinde


Ali Rıza Avni


Amerika Birleşik Devletleri Dış İşleri Bakanlığı’nın Milletlerarası Kültür Programları gereğince bir «iyi niyet» turnesine çıkmış bulunan «The Eastman Philarmonia Senfoni Orkestrası», Türk-Amerikan Derneği İzmir Şubesinin organizasyonu ile şehrimize gelerek 8 Ocak akşamı Büyük Sinemada bir konser verdi. 

*

Başkan Kennedy’nin önemle izlediği ve Amerika Birleşik Devletleri Kongresinde tam yetki verilmiş bulunan «Amerikan Milli Tiyatro ve Akademisi» tarafından kâr gayesi düşünülmeksizin ve sadece güzel san’atlara karşı ilginin artmasını sağlamak üzere tertiplenen bu «iyi niyet» turnesinde her gittiği yerde büyük ilgi gören orkestra şehrimizde de lâyık olduğu alâka ile karşılandı. Bu konser ile şehrimiz eşine ender rastlanan bir san’at gecesi daha yaşadı.

*

Amerika’da musiki hayatının gelişmesini sağlamak üzere açılan okullar içerisinde özel bir yeri olan Rochester Üniversitesi’ne bağlı «Eastman School of Music» 1921 yılında şimdi okulun başında bulunan ünlü besteci ve orkestranın şefi Dr. Howard Hanson tarafından kurulan «The Eastman Philarmonia Senfoni Orkestrası» ile dünya çapında bir değer kazandı. 

*

İki kısımlık konser programında şu eserler vardı. 

Si/Bemol-majör Senfoni No. V, Franz Schubert, Suite – «Ateş Kuşu» ndan Igor Stravinsky, New England Triptych, William Schuman, Senfoni No.11 «Romantik»       Howard Hanson

*

1) Schubert’in Si/Bemol-majör V. numaralı senfonisi, eserleri içerisinde mühimce bir yer tutar. Gençlik neşesi yanında olgunluk izlerini de yapısında gizleyen bu senfoni 1816 Ekiminde tamamlandığı halde notalarının Sir George Grove tarafından bulunup çıkarılmasından sonra ilk defa 1873’te çalındı. Eserin ilk kısmı klâsik bir üslûp taşımaktadır. Allegro-vivace çok lirik ve canlı çalındı. 

2) Diaghilev’in Rus Balesi için yazılıp ilk defa 25 Haziran 1910’da çalınan «Ateş Kuşu»ndan alınan Suite, Stravinsky’in bilhassa Musorgski ve hele Korsakov’un çok tesiri altında kaldığı bir devrede bestelenmiştir. Eserin orkestral karekteri pek kuvvetli olmamakla beraber daha çoğu sazların meharetine şiddetle ihtiyaç hissettirmesi bakımından önem kazanmıştır. Esasen bestecinin ilk eserlerinden olan bu parçada Rus halk müziğinin izleri açıkça sezilmektedir. Dinlerken insanı yormayan bir nitelikte çalışan Suite’de şef bütün ustalığını gösterdi. 

3) William Schuman’ın «New England Triptych’i, A.B.D. win kuruluş temi esas tutularak yazılmış. İlk Amerikalıların inanç ve gururları ile dinsel duygularını ifade çabasıyla yapılan eser orkestral fonemanları bakımından çok dikkate değer. Hele «İsa ağlarken» bölümü çok güzel çalındı. Bunda da sazlara teker teker düşen vazifeler çok mühim. Eser insana ince bir heyecan veriyor. Parçanın strettosunda besteci bütün gücünü kullanmış. 

4) Bugün Amerikan en ünlü bestecisi olarak isim yapmış bulunan Dr. Howard Hanson’ın bu 11 numaralı senfonisi şimdiye kadar yaptığı beş senfoni içerisinde kendisinin de en çok beğendiği bir eseridir. Asrımız Amerikan romantizminin bir sembolü olarak gösterilen Senfoni No. 11 «Romantik» Boston Senfoni Orkestrasının onbeşinci yıldönümü için yapılmış ve ilk olarak 1930 da Serge Koussevitsky yönetiminde çalınmıştır. 

İlk üç eser, şef yardımcısı Dr. Frederick Fennell tarafından yönetildi. Besteci kendi eserini kendisi yönetti. Mr. Hanson’un idaresi ve dirime sistemi Fennell’den daha yumuşaktı. Kendi eserine büyük önem vererek çalınan «Romantik» te heyecan dolu bir üslûp içerisinde çok dikkate değer taraflar var. Re/Minör başlayan eserin Andante can tenerraza partisyonunda ve devamında ısrarla kullanılan Do/Majör ve bunu transposizyonundan doğan Fa/Majör da, besteci bütün ustalığını göstermiş. Senfoninin en güzel tarafında hikâyesi bir müzik duygusu vermesidir. 

*

Koserden önce, davetli bulunduğum Amerikan Kütüphanesi Müdürü Sir James R. Carter’in evinde besteci ile yakından tanışmak ve uzun uzun konuşmak fırsatı buldum. Onun müzik hakkındaki kıymetli fikirlerinden faydalandım. Büyüklüğü nisbetindeki tevazuuna hayran olduğum besteci ile tanışmayı hayatımın en şerefli olayı saymaktayım. 

Mr. Hanson ilk eserini 7 yaşında iken yapmış. Yüzden fazla büyük küçük besteleri var. Yeni bir senfoni hazırlıyormuş. Bir eserini tamamlamadan yenisine geçmezmiş ama tamamlayamayıp yarıda bıraktıkları varmış elinde. Amerikada bugün ilgi gören «Elektronik Müzik» yaratıcılarından çoğu talebesi olduğu halde bu müziğin geleceği hakkında şimdiden kesin bir şey söylenemez, erkendir diyor. Hayatının en heyecanlı olayı, küçük bir orkestrayı yönettiği günmüş ve o zaman henüz yirmi yaşında imiş. Do/Majör tonun uğursuzluğu hakkındaki «bâtıl» inançtan «haberim yok» diyor. En çok sevdiği ve hayran olduğu besteci olarak «Beethoven» i gösteriyor. Ve ilâve ediyor, «Bundan başka bir besteci ismi hatırıma gelmiyor…»

Konserden sonra kendisini tebrik ettiğim zaman gözleri yarı dolgundu koca besteci, bir çocuk heyecanı ile «Romantik» bir örtüye bürünmüş ve gözlerini yumarak bir şeyler söylüyordu. 

Kendilerinden yakın ilgi gördüğüm Carter ailesine, Sayın Muzaffer Özay’a sonsuz teşekkürlerimi sunarken «iyi niyet» yolcusu misafirlerimize de «iyi yolculuklar ve başarılar» dilerim. 


Avni, A. R. (1961, Ocak 10). Musiki / “The Eastman” konserinde. Yeni Asır, s. 2. 


Gazete kupürlerine ulaşmamız konusunda desteklerini esirgemeyen Sevgili Âkif Genç ve yazının yazımını gerçekleştiren Sevgili Ece Cevher‘e sonsuz teşekkürler…

Hakan Cevher tarafından yayımlandı

Musicologist

Yorum bırakın