Türk Rapsodisi


Ali Rıza Avni


«Sanat idealim, milli konuları ve müziğimizi birleştirerek büyük sanat eserleri yaratmak ve dünyaya tanıtmaktır…»

Bu sözleri söyleyen Ankara Devlet Operası Orkestrasının değerli şefi kompozitör Sabahattin Kalender’dir. Onu geçen sezonda Fuar Açıkhava tiyatrosunda oynanan Çardaş Fürstin opereti orkestrasını başarı ile yönetirken tanımıştım. Koca bir orkestra onun dirijesinde öylesine çalıyordu ki ben artık eseri takip edemez oldum. Gözlerim hep Sabahattin Kalender‘de idi. 

Ertesi gün kendisini ziyarete gittiğim zaman beni büyük bir tevazu ile karşıladı. Saatlarca süren konuşmalar yaptık. Müzik dünyasının bu meşhur sanatçısını çok geç tanımış olmaktan halâ büyük üzüntü duymaktayım. 

«Evet, birçok eserlerim var. Ama bunların ancak bir kısmını çıkarabildim. Daha doğrusu kendime has bir ortamı bulamadığım için saklıyorum. Çoğu raflara atılmış duruyor…»

«Türk Rapsodisi» isimli büyük bir eseri var Kalender’in. Bazı partisyonlarını kendisinden dinlediğim bu eser Türk müziği motifleri üzerinde Batı tekniği ile yapılmış. Tampere sistemde bulunmayan bazı Türk müziği seslerini, bu eserleri verebilecek sabit perdeli olmayan enstrümanlara yüklemek suretiyle makamlarımızı büyük bir ustalıkla kullanmış. 

Kısacası, kendisinin de söylediği gibi «Dünya büyüklerinin hayran kaldığı Türk makan ve ritimlerini bugünün armonileri ile» bağdaştırmış. 

Bu büyük sanatçımız için daha fazla söz söylemek benim yetkim dışında. Ama sizlere Onun hayat hikâyesini kısaca sunayım ve kararı siz sayın okurlarıma bırakayım. 

Sabahattin Kalender 1919 da İstanbulda doğdu. İlkokuldan sonra Ankara Devlet Konservatuarı’na girerek 1943 de Yüksek Kompozisyon ve Orkestra idaresi şubesinden birincilikle mezun oldu. Ayni okulun kontrpuan, enstrüman bilgileri öğretmenliği ve talebe orkestrası şefliğine atandı. Riyaseticumhur Filarmoni Orkestrasının radyo ve halk konserini yönetti. Devlet imtihanını kazanarak Avrupa’ya gitti… Altı sene Paris’te kaldı. Arthur Honeger, Darius Milhaud ve meşhur orkestra şefi Gean Fournet’nin en iyi talebesi oldu. Daha önce Paul Hindemith ve Shostakowitz’in kompozisyon öğrencisi olmak mutluluğu ile dünyanın dört büyük kompozitöründen faydalandı ve büyük takdirlerini kazandı. 

Kompozisyonda sekiz dünya birinciliği ve ayrıca “Hamlet” filminin müzik müsabakasında dünya ikinciliği kazandı. Son yıllarda Karacaoğlan müziğini yazdı. Gelecek sezon operamızda oynanacak «Nasreddin Hoca Operası»nı hazırladı. Şimdi de «Karagöz Operada» isimli eserini tamamlamaktadır. 

Dünya müzik otoritelerinin büyük takdirlerini kazanmış olan değerli müzisyen Sabahattin Kalender’i ilerde bize Batılılar tanıtırsa buna hiç şaşmamak lâzım. 


Avni, A. R. (1962, Ocak 21). Musiki / Türk rapsodisi. Yeni Asır, s. 2. 


Gazete kupürlerine ulaşmamız konusunda desteklerini esirgemeyen Sevgili Âkif Genç ve yazının yazımını gerçekleştiren Sevgili Ece Cevher‘e sonsuz teşekkürler…

Hakan Cevher tarafından yayımlandı

Musicologist

Yorum bırakın