Sazlarda ve seslerde düzen


Ali Rıza Avni


Batı musikisinde asırlarca önce halledilmiş bir mesele var ki bizde halâ çeşitli münakaşalara konu teşkil etmektedir. Sazlarda ve seslerde “Düzen” meselesi.

Bir saz veya sesin veyahut bir saz ve ses topluluğunun belli ve sabit bir ses perdesini esas ittihaz ederek icraya hazır bir duruma gelmesini sağlamak için yapılan müzik işlemine düzen denir. 

Batıda, diyapazon Lâ’sı esas kabûl edilerek sazların düzeni sağlanmış ve insan sesleri de “Ambitus” denilen bir ses cetveline göre sınıflandırılmıştır. Böylece Batı müziğinde çalışan bir ses sanatkârı, sesinin hangi sınıfa girdiğini kesin olarak bilir. 

Türk musikisinde ise, diyapazon Lâ’sı Re (Neva) itibar edilmekle düzen yoluna gidilmiştir. 

Batı düzeninin bizde de aynen uygulanması isteği karşısında ortaya iki itiraz sürülmektedir.

1. Saz telleri o düzende kopuyor ve güzel ses çıkarmıyor
2. Okuyucular için o düzen çok dik geliyor ve hele tiz perdelerde çatlak sesler çıkıyor. 

İlk itiraz kemençe, kanun ve ut gibi sazların telleri için biraz makûl ise de keman için kabul edilemez. Zira elimizdeki kemanların çoğu Batı yapısıdır ve orada bu düzen rahatça tatbik edillmekte olup tel kopması gibi bir şey bahis konusu olamaz. Diğer sazlarımızın telleri iyi malzeme ile yapıldığı taktirde asla kopmaz. 

Okuyucular için Batı düzeninin çok tiz geldiği zannı da yanlıştır. Batıdaki bütün sanatçılar diyapazonun Lâ’sına uygun düzende rahatça okudukları halde bizimkilerin buna itirazları, ses kifayetsizliklerini açıkça itiraf etmeleri demektir. Ancak, musikimizde bazı makamlar oldukça tiz perdelerde dolaşmakta ise de insan sesinin erişemeyeceği tizlikteki sesler, sözlü eserlerimizde yok denecek kadar azdır. 

Dikkati çeken bir nokta var: Kullanmakta olduğumuz düzende sesler aslında bir sekizli tizinden okunmaktadır ki çoğu şarkıcılarımız bunun farkında bile değildirler. Yani birçok şarkıcılarımız yukarıda işaret ettiğim ses kifayetsizliği yolundaki itiraflarının hilâfına, Batı düzenine uygun düşecek ses dokusuna malik olduklarının veya ufak bir gayret ve çalışma ile sahip olabileceklerinin henüz farkına bile varamamışlardır. 

Şu hale göre her iki itiraz da aslında varit görülemez. Yapılacak şey diyapazon Lâ’sına göre olan düzenin bizde de kabûl edilerek insan seslerinin sınıflara ayrılması ve her okuyucumuzun kendi dokusuna göre eser okuması veya kendi dokusuna uygun olmayan eserleri şeddinden okumasıdır. 


Avni, A. R. (1962, Nisan 19). Musiki / Sazlarda ve seslerde düzen. Yeni Asır, s. 2. 


Gazete kupürlerine ulaşmamız konusunda desteklerini esirgemeyen Sevgili Âkif Genç sonsuz teşekkürler…

Hakan Cevher tarafından yayımlandı

Musicologist

Yorum bırakın