Türk musikisinde çok seslilik (1)


Ali Rıza Avni


Musiki tarihine başlangıç teşkil edecek kadar eski ve şerefli bir mazisi bulunan musikimizin, Batı müziği yanında küçümsenmesine sebep olarak ileri sürülen en mühim amil ve hususlardan birisi de tek sesli olarak icra edilişidir. 

Doğal yapısı itibariyle Batı müziğinden çok daha zengin bir meloduk bünyeye sahip bulunan Türk musikisininin bugünkü haliyle kalması yani tek seslilik çerçevesi içerisinde yürümesi gerçekten per arzu edilecek şey değildir. 

Madem ki, bünyesi çok sesliliğe müsaitttir, o halde bu sistem içinde daha zengin ve enstrümantal bir müzik yaratmamız, Türk musikisinin Batı müziğinden hiç de aşağı ve geri bir tarafı bulunmadığının ispat etmemiz icap etmez mi?

Biz bu yazımızda, Türk musikisinde çok seslilik yollarını inceleycek ve şimdiye kadar bu sahada yapılmış çalışmaları izah edeceğiz. 

Musikimizin çok sesli hale getirilmesi için yapılan çalışmalar pek yeni sayılmaz. Bu yoldaki deneme ve teşebbüsler şu dört şekilde tecelli etmiştir.

1. Batı müziğindeki armoni sistemini aynen kabul etmek. 
2. Yalnız kulak melekesine dayanarak bazı sesleri birlikte kullanarak armonik yola gitmek.
3. Dörtlü seslerden meydana gelen uyguları kullanmak.
4. Musikimizin bünyesinden doğan çok seslilik yolundan yürümük, yani kendi ses sistemimiz üzerinde armoni yaratmak…

İlk bakışta bütün bu şekil ve yollar şayan-ı kabul görünebilirse de dördüncü şıkkın dışında kalanlar için çeşitli mahzurlar bahis konusudur. 

Bunları gelecek günlerde teker teker inceleyeceğiz. 


Avni, A. R. (1962, Mayıs 8). Musiki / Türk musikisinde çok seslilik (1). Yeni Asır, s. 4. 


Gazete kupürlerine ulaşmamız konusunda desteklerini esirgemeyen Sevgili Âkif Genç sonsuz teşekkürler…

Hakan Cevher tarafından yayımlandı

Musicologist

Yorum bırakın