Ali Rıza Avni
Türk musikisinde çokseslilik için lüzûmlu bütün unsurlar esasen sistemi içerisinde mündemiçtir. Birbiri üzerine konulmuş 12 tane dörtlü ile 11 tane beşlinin doğurduğu sesler musikimizin esasını teşkil etmektedir.
Bir de selenlerin verdiği doğal uygular var ki bu özellik de ilâve edilirse sistemimizin tabiata ne kadar yakın olduğu kolayca anlaşılır.
Doğal armoninin en büyük unsuru olan sellenlerin musikimizdeki yerini ve kıymetini anlatabilmek için meselâ Çargâh (Do) sesini ele alarak inceleyelim. Bu sesin akustik tablosu şöyledir:
32 Do-1 (2×32) Sekizli
64 Do-2 (2×32)
96 Sol (3×32) Beşli
128 Do-3 (4×32) Dörtlü
160 Mi koma bemolü (5×32) Büyük üçlü
192 Sol (6×32) Orta Üçlü
224 (7×32)
256 (8×32) Do-4 Tanini
288 (9×32) Re
320 (10×32) Mi koma bemolü (Orta üçlü)
352 (11×32)
384 (12×32) Sol Büyük üçlü
416 (13×32)
448 (14×32)
480 (15×32) Si koma bemolü
512 (16×32) Do-5
Bu tabloda Do sesinin selenlerini araştırırsa önce sekizlisi olan Do’yu sonra beşlisi olan Sol’ü ve daha sonra da ilk Do’nun ikinci Do’sunu buluruz.Bunlardan sonra musikimizde kullanılan koma bemollü Mi yani büyük mücennep aralığı gelir ki tabiattan doğan armoniye göre Do’yu takip eden selenlerin (Do-Mi koma bemolü-Sol) olduğu görülür.
Bir taraftan 12 dörtlü ile 11 beşlinin üst üste sıralanmasıyla meydana çıkar aralıkların tabiata uygunluğu, diğer taraftan selenlerin daha ilk kademelerde büyük mücennebi ve biraz sonra da küçük müncennebi üçlü olarak göstermesi musikimizin çoksesliliğe mükemmel bir şekilde müsait olduğunu ortaya koymaktadır.
Bütün dileğimiz musikimizin çoksesliliğe en mükemmel şekliyle ulaşmasını sağlayacak kültürlü musikicilerimizin gün geçtikçe artmasıdır.
Bu yolda çalışmalar yapmış ve eserler vermiş musikicilerimizden ilerdeki yazılarımızda etraflıca bahsedeceğiz.
Avni, A. R. (1962, Mayıs 8). Musiki / Türk musikisinde çokseslilik (5). Yeni Asır, s. 4.
Gazete kupürlerine ulaşmamız konusunda desteklerini esirgemeyen Sevgili Âkif Genç sonsuz teşekkürler…

