Ali Rıza Avni

İzmir Radyosu’nda birinin sesini diğerinin de sazını zevkle dinlediğimiz iki eş sanatkâr var. Neriman ve Mehmet Kutlugün.
Onları Kahramanlar semtindeki mesut yuvalarında yine başbaşa vermişler yeni bir eseri meşkederlerken buldum. Mehmet, kanûnunun tellerine kendine has stiliyle dokunuyor. Neriman da tatlı sesiyle okuyordu. Bir iki tekrar derken eser ortaya çıkmıştı. Bu Neriman Kutlugün‘ün ilerideki programlarından birinde okuyacağı yeni bir eserin hazırlık çalışmasıydı.
– Biliyorsunuz, Mehmet çok titiz bir insandır. Birşey yapılacaksa en iyi şekilde yapılmalıdır prensibine inanmış bir kimsedir. Her Pazar günü kendisiyle saatlerce çalışırız. Onun tasvibinden geçmemiş bir eseri programlarımda okumama imkân yoktur.
Gerçekten de böyle. Yılların kazandırdığı büyük bilgi ve tecrübeye rağmen, Mehmet Kutlugün eşinin aynı zamanda bir numaralı hocasıdır da…
***
Bu iki kıymetli sanatkârı okurlarımıza daha yakından tanıtmak gayesi ile bazı sorularım olacağını söylediğim anda buna ilk itiraz eden Mehmet Kutlugün oldu. Gösteriş ve alâyişten tamamen uzak bu mütevazı ve mahviyetperest sanatçımız ısrarımız karşısında sorularımızı cevaplandırmaya başladı.
– Sanat hayatınızı anlatır mısınız?
– 1924’te Bursa’da doğmuşum. İlk, orta ve lise tahsilimi orada ikmâl ettikten sonra İstanbul’da Hukuk Fakültesi’ni bitirdim. Musikiye küçüklüğümden beri merak ve hevesim vardı. İzmir fatahi olarak anılan Nurettin Paşa‘nın refikası Nazmiye Hanım merhûm bendeki bu heves ve merakı ilk sezen kimse oldu.
Güzel sesli bu hanım beni evine çağırarak klâsik eserler öğretti. İlk bilgilerimi ondan aldım. Kanûnu ilk defa ondan öğrendim. Daha sonra yüksek tahsil için İstanbul’a gidişimde üniversite korosunda çalışmalara başladım.
Ekrem Karadeniz‘den ve Hüseyin Sadettin Arel‘in konservatuvarındaki derslerinden faydalandım. Bir süre Bursa Musiki Cemiyeti’nde öğretmenlik yaptık.
İzmir’e yerleştikten sonra radyoda çalmaya başladım. Şimdi bölge çalışma müdürlüğünde müfettiş olarak vazifeli bulunuyor ve radyoda da kaşeli sanatkâr olarak çalışıyorum.
– Sevdiğiniz besteciler kimlerdir?
– Klâsik üslupta güzel eserler yaratmış bütün bestecileri severim. Çağımız bestecilerinden en çok Sadettin Kaynak ve Selâhattin Pınar‘ı beğeniyorum.
– Sevdiğiniz okuyucular?
– Başta Münir Nurettin Selçuk ve Dr. Yavaşça.
– İzmir Türk Musikisi Cemiyeti İcra Heyeti Şefi ve hocası olarak faaliyetlerinizden bahseder misiniz?
– Bilindiği gibi haftada iki gün ders veriyor ve konserler hazırlıyoruz. Bu çalışmalarımızda mümkün olduğu kadar metotlu ve sistemli bir yol takip ediyoruz.
Arkadaşlarımız içinde istidatlı kimseler çok. Fakat taktir edersiniz ki bunların eğitilmesi ve arzulanan seviyeye ulaşması herşeyden evvel bir zaman işidir.
– Sevdiğiniz bir makam ismi söyler misiniz?
– Güzeller içinden güzel beğenmek… Fakat Şevkefzâ sevdiğim makamların başında gelir.
– Radyo faaliyetleriniz hakkında izahat verir misiniz?
– Radyodaki vazifem çalgıcılıktan ibarettir.
***
Radyomuzun assolistlerinden Neriman Kutlugün 1929’da İstanbul’da doğdu. İlk ciddi musiki çalışmalarına Udi Sami Bey‘in ve Mildanzâde Niyazi Bey‘in idaresindeki İstanbul Musiki Cemiyeti’nde başladı. İki yıl kadar konservatuvara devam etti. Edip Erten‘in yönettiği Kadınlar Topluluğu’nda İstanbul Radyosu’nda okudu. 1954’te Mesut Cemil, Cevdet Kozanoğlu, Refik Ahmet Sevengil ve Cüneyt Orhon‘dan kurulu imtihan heyeti önünde 530 aday içinden seçilerek İzmir Radyosu’nda solo yayınlarına başladı. Halen kıymetli Kanûnî Mehmet Kutlugün‘ün eşi olan sanatkârların Cem ve Hakan isimlerinde iki çocukları var.
Avni, A. R. (1964, Ocak 30). Musiki /Kanuni Mehmet Kutlugün ve Neriman Kutlugün. Yeni Asır, s. 5.
Gazete kupürlerine ulaşmamız konusunda desteklerini esirgemeyen Sevgili Âkif Genç‘e sonsuz teşekkürler…

