Ali Rıza Avni

Klâsik Türk musikisinin son üstadlarından biri olan Râkım Elkutlu 1869 yılında İzmir’de doğdu.
Babası Hisar Camii imam ve hatibi Şuayib Efendi’dir.
İzmir İdâdisi’nde tahsilini bitiren Râkım Elkutlu, ayrıca müderris Zaralı İsmail Efendi’den feyz almış ve dokuz yaşında iken amcası Mevlevî şeyhi Nâyî Emin Dede’den musiki tahsiline başlayarak usûl ve makam bilgileri almıştır.
Yirmi yaşında iken Hisar Camii imam ve hatipliğine tayin edilen Râkım Elkutlu ölümüne kadar bu vazifede kalmıştır.
Musikîde ilk hocası olan amcası Emin Dede’nin vefatı üzerine Santo Şikârî Efendi’den musiki tahsiline devam eden Üstad, kendisinden birçok eserler meşk etmek suretiyle bilgisini arttırmıştır.
Tanburi Ali Efendi ve daha sonra Zekâî Dede’nin çırağı Azîz Dede’den de aldığı feyzle tekâmül eden Râkım Elkutlu, henüz yirmi iki yaşında iken Abdülhâk Hâmid’e ait: “Hayrân-ı cemâl olmuşam cidden emelim var” mısraı ile başlayan şiiri bestelemek suretiyle bestekârlık sahasındaki kudretini de göstermeye muvaffak olmuştur.
Bu ilk şarkısının hocaları tarafından beğenilip takdir edilmesi üzerine bestekârlığa başlayan Râkım Hoca ömrünün sonuna kadar hepsi birbirinden güzel ve sanat kıymeti yüksek eserler yaratmış ve haklı olarak sanat musikimizde büyük bir yer işgâl etmiştir.
Râkım Elkutlu yalnız lâdinî eserler değil, dinî mahiyette bestelediği ve mevlevîhânelerin kapatılmasına kadar Konya Mevlevîhânesi’nce bütün Mevlevî dergâhlarında icrâsı emredilen meşhur Karcıgâr Âyin-i Şerîfi ile de şöhret yapmıştır.
Yirminci asırda vücuda getirilen en büyük dinî eser olarak vasıflandırılan bu eserin bestelenişinin hikâyesini Râkım Hoca şu şekilde naklediyor:
“Dayım, Mevlevî Şeyhi M. Nureddin Efendi bir gün beni yanına çağırarak elime bir şiir sıkıştırdı ve ‘Bu kıymetli şiiri Karcıgâr’dan besteleyeceksin’ dedi. Dayımın bu emrini alır almaz derhâl eve dönerek odama kapandım. Abdest alarak namazımı kıldıktan sonra Cenab-ı Hakk’tan istimdâd ettim ve işe başladım. Sabah ezanı okunurken Âyin-i Şerîf’i tamamlamıştım. Hemen dayımın evine koştum. Sabah vakti beni karşısında gören dayım eserin tamamlandığı haberini alınca önce inanmadı. Biraz öfkeli dinlemeye başladı. Ben eseri okuyor, o da bana ney ile dem tutuyordu. Hiddeti, biraz sonra, sevince inkılâb ederek beni alnımdan öptü ve hayır dualar etti.”
Musikîmizin bu büyük bestekârı nota bilmemekle beraber makâm, usûl ve musikînin bütün inceliklerine vukûfu sâyesinde bir ekol teşkil edecek eserler yaratmış bestecilerimizden biridir.
4 Aralık 1948’de vefât eden Râkım Elkutlu’nun bugüne kadar hiçbir yerde yayınlanmamış bir şarkısını bu hafta yayınlarken kendisine bir kere daha Tanrı’dan rahmetler niyaz ederiz.

Avni, A. R. (1964, Şubat 13). Musiki / Her hafta bir besteci ve eseri: Rakım Elkutlu, Hüzzam şarkı: Bir yare kalır kalbime her nazlı güzelden. Yeni Asır, s. 4.
Gazete kupürlerine ulaşmamız konusunda desteklerini esirgemeyen Sevgili Âkif Genç‘e sonsuz teşekkürler…

