Dünden-Bugüne / Yeni bestekârlarımızdan; Avni Anıl


Ali Rıza Avni 


Avni Anıl

Musikimizde yetişmekte olan genç nesil bestekârları arasında, eserleriyle mümtaz ve güzide bir yer işgâl eden Avni Anıl, 23 Nisan 1928 tarihinde Üsküdar Selimiye semtinde dünyaya gelmiştir. 

Serbest meslek erbabından olan Hamdi Bey’in oğludur. İlk ve orta öğretiminden sonra Polis Koleji’ne girerek orayı ikmal etmiş ve iki yıl kadar bu meslekte çalıştıktan sonra muharrir olarak hayata atılarak birçok gazete ve dergilerde sanat ve musiki konusunda yazılar neşretmiştir. 

Musikimize karşı sevgisini -esasen musikiye derin bir alâkası olan- ailesinden alarak daha küçük yaşta iken birçok eserleri öğrenmiş ve muhitinden de gördüğü teşvik ve alâka ile kardeşi ile üstad Emin Ongan‘ın çalıştırmakta olduğu Üsküdar Musiki Cemiyeti’ne devama başlamıştır. 

Yedi yıl bu musiki yuvasında aldığı musiki bilgileri ve esasen kendisinde mevcut bestekârlık heves ve kabiliyeti sonunda bu sahahaya da atılarak kıymetli şarkılar meydana getirmeye başlamıştır. 

İlk eserini 1952 yılında:

Sordular Mecnûn’a, Leylâ’nın saadethânesin

Sineden bir âh çekip gösterdi dil-i vîrânesin

Bir bakışla âşıkı meftûn eder çeşmânesi

Neyleyim dildâre, müştâk kalmadı dilhânesin

güftesini Rast makamında ve Curcuna usûlünde besteleyerek, bestekârlığa başlamış bulunan Avni Anıl bilhassa bu ilk şarkısı ile büyük bir sanat kabiliyetine sahip olduğunu göstermiş ve Refik Fersan, Fehmi Tokay, Sadi Işılay, Cüneyd Orhon gibi kıymetli musikişinaslarımızın taktirlerine mazhar olmuştur. 

Sanat muhitinde samimiyet ve tevazu ile ayrı ve hususi bir kıymet ode olan genç bestekârımız musiki konusunda etütleri sonunda hazırladığı “Günümüzde Türk Musikisi” isimli kitabını da pek yakında neşir suretiyle musiki âlemimize hediye edecektir. 

Şarkılarında güfte ve beste imtizâcı, duyguların seslerle ifadesi gibi inceliklere titizlikle dikkat eden sanatkarımızın eserlerinden birkaçının güftesini aşağıda arz ediyorum: 

Mahur, Düyek, Söz: Turgut Yarkent

Vakit geçti erenler, gayri yaklaştı encâm
Devam ey sâkî, devam
Sâkînin bu sunduğu dergâhta belki son câm
Devam ey sâkî, devam
Âlem eser bıraktı, biz de meyhanede nâm
Devam ey sâkî, devam

Nihavend, Curcuna, Söz: Mustafa Ege
Sâki boşalan sâgara dök eski şaraptan
Dem geçmede gülzâre hazân inmede artık
Devrân bizi mahveylemeden kâm alalım biz
Dem geçmede gülzâret hazân inmede artık

Rast, Curcuna, ?
Sevginin baharı mı derdinle geçen her dem
Bir elem doğuyor neye baksam, neyi sevsem
Yaralı kalbimi bir kerre avut seversen
Bir elem doğuyor neye baksam, neyi sevsem

Uzzal, Düyek, Söz: Turgut Yarkent
Dil şâd olacak diye kaç yıl avuttu felek
Saçıma karlar yağmış, boşuna yaz beklemek
Ne bülbül dile geldi, ne de açtı bir çiçek
Saçıma karlar yağmış, boşuna yaz beklemek

Hicaz, Curcuna, Söz: Turgut Yarkent
Ne bülbülde o figan, ne gülde sitem kaldı
Ney meyhanede o zevk, ne sâgarda dem kaldı
Yel gibi geçti ömür, hüzünlü bir dem kaldı
Kırılmış bir gönülden gayri benim nem kaldı
Bana ondan yadigâr gözlerimde nem kaldı

Hicaz, Curcuna, 
Ne füsûnun, ne sendeki nâz ü edâ bulunur
Ne de ben gibi bir âşık-ı şeydâ bulunur
Ne cânâna doymak için şeb-i yeldâ bulunur
Ne de ben gibi bir âşık-ı şeydâ bulunur

Nihavend, Düyek, Söz: Ümit Yaşar Oğuzcan

Toprak olmaz bende tenden başkası
Seni bunca sevmez benden başkası
Ölürsem sen ağla arkamdan yeter
Gelmesin kabrime senden başkası


Avni, A. R. (1959, Kasım 30). Dünden-Bugüne/Yeni Bestekârlarımızdan; Avni Anıl. Radyo Gazetesi, s. 2, 4. 


Gazete kupürlerine ulaşmamız konusunda desteklerini esirgemeyen Sevgili Âkif Genç‘e sonsuz teşekkürler…

Hakan Cevher tarafından yayımlandı

Musicologist

Yorum bırakın