Ali Rıza Avni Türk musikisinin, musiki tarihine başlangıç teşkil edecek kadar eski ve şerefli bir mazisi bulunduğunu bu sütunda intişar eden yazılarımızda zaman zaman belirtmekteyiz. Musiki tarihi ile uğraşmayanlar belki de bu sözümüzü yadırgamış ve hatta gülmüşlerdir. Öyle ya bugün maşerî bir değer kazanmış olan Batı müziğinin yanı sıra ondan çok daha basit ve monoton”4000“4000 yıllık bir eser ve bestekâr Itrî” yazısının devamını oku
Yazar arşivleri: Hakan Cevher
Ankara Radyosu’nda bir yönetmelik hazırlanıyor
Ali Rıza Avni Ankara Radyosu müdürlüğünden aldığımız bilgiye göre, radyoda çalışanların görev, yetki ve sorumluluklarını tayin etmek için bir yönetmelik hazırlanmasına karar verilmiştir. Hazırlanacak olan bu yönetmelik hemen tatbik sahasına konulacak ve bir süre sonra alınacak sonuca göre yeniden düzenlenecektir. Radyo idaresi, çalışmaların daha verimli hale getirilmesi gayesiyle hazırlayacağı bu yönetmelik için hem idari hem”Ankara“Ankara Radyosu’nda bir yönetmelik hazırlanıyor” yazısının devamını oku
Nasreddin Hoca Operası
Ali Rıza Avni Devlet Tiyatrosu Opera Bölümü, 1961-62 sezonunu orijinal bir eser olan “Nesreddin Hoca” operası ile kapadı. Bir süre önce bu sütunda hayat ve eserlerinden bahsettiğim operamızın değerli kompozitör ve şefi Sabahattin Kalender tarafından yaratılan “Nasreddin Hoca” operası sanat tarihimiz için örnek ve çok başarılı bir eser olarak vasıflandırılmaktadır. Bizde olduğu kadar Batı’da da”Nasreddin“Nasreddin Hoca Operası” yazısının devamını oku
Igor Stravinsky 80 yaşında
Ali Rıza Avni Asrımızın en büyük bestecisi olarak tanınan Igor Stravinsky, 17 Haziran’da 80 yaşına giriyor. Hâlen en yaşlı besteci olarak da önde bulunan Stravinsky’nin bu yılki yaş günü Moskova’da kutlanacak. Çarlık Rusya devrinde Amerika’ya giderek orada yerleşen ve bir daha kendi vatanına dönmeyen bestecinin yaş gününü Moskova’da kutlamak isteyişi, musiki çevrelerinde olduğu kadar bazı”Igor“Igor Stravinsky 80 yaşında” yazısının devamını oku
“Musiki” kelimesine dair
Ali Rıza Avni Bugün dünyada en yaygın bir sanat olan musikinin tarih yönünden nerede ve nasıl başladığına dair kesin bir bilgiye sahip olmadığımız gibi bu sanatı ifade eden “musiki” veya “müzik” gibi kelimelerin de nereden geldiği kesin olarak bilinmemektedir. Ancak her şeyin menşeini araştırıp bulmak çabasında olan insan zekâ ve muhayyilesi “musiki-müzik” kelimelerinin de nereden”“Musiki”““Musiki” kelimesine dair” yazısının devamını oku
Piyano üzerine fıkralar
Ali Rıza Avni Bugün sizlere, dünya müzik edebiyatına geçmiş piyano üzerine birkaç fıkra nakledeceğim: Kalabalık bir toplantıda davetlilerden biri yanında oturan birisine sorar:- “Aman!” der, “Şu kadın ne çirkin piyano çalıyor. Allah aşkına kimdir bu?”- Eşimdir efendim.- Affedersiniz yanlış söyledim. Güzel piyano çalıyor, fakat çaldığı eserler berbat. Kim bilir hangi sersem besteledi?- Bendeniz bestelemiştim efendim…”Piyano“Piyano üzerine fıkralar” yazısının devamını oku
1962 Dünya Müzik Festivali
Ali Rıza Avni Uluslararası Müzik Konseri, bu yılki “Dünya Müzik Festivali”nin Londra’da yapılmasına karar vererek her türlü hazırlıklarını tamamladı. 20 Haziran’da başlayacağı bildirilen festival bu yıl her zamankinden daha büyük bir ilgi görmüş ve şimdiye kadar çeşitli milletlere ait 34 orkestra ve koro festivale katılacağını bildirmiştir. Bu yılki festivalin en ilginç taraflarından biri de çok”1962“1962 Dünya Müzik Festivali” yazısının devamını oku
Ayla Erduran’ın Tahran’daki başarısı
Ali Rıza Avni Müzik dünyamızın genç ve büyük kıymetlerinden Aylâ Erduran, Cumhurbaşkanlığı Filarmoni Orkestrası’nın eşliğinde Tahran’da verdiği özel resitalde yeni yeni başarılar kazandı. İran’daki sel felâketzedelerine yardım gayesi ile tertip edilen konserlere iştirak etmek üzere Tahran’a gitmiş bulunan Cumhurbaşkanlığı Filarmoni Orkestrası iki bin kişiyi aşan bir dinleyici kitlesi önünde ilk konserini vermiş ve bu konsere”Ayla“Ayla Erduran’ın Tahran’daki başarısı” yazısının devamını oku
Türk musikisinde çokseslilik (3)
Ali Rıza Avni Türk musikisinde çokseslilik için lüzûmlu bütün unsurlar esasen sistemi içerisinde mündemiçtir. Birbiri üzerine konulmuş 12 tane dörtlü ile 11 tane beşlinin doğurduğu sesler musikimizin esasını teşkil etmektedir. Bir de selenlerin verdiği doğal uygular var ki bu özellik de ilâve edilirse sistemimizin tabiata ne kadar yakın olduğu kolayca anlaşılır. Doğal armoninin en büyük”Türk“Türk musikisinde çokseslilik (3)” yazısının devamını oku
Türk musikisinde çokseslilik (2)
Ali Rıza Avni Bundan önceki yazılarımızda, Türk musikisindeki çokseslilik yollarından ilk üçünü incelemiş ve şimdiye kadar yapılan denemelerden ne gibi sonuçlar elde edildiğini kısaca belirtmeye çalıştık. Bu yazımızdan itibaren musikimizin doğal bünyesinden çıkan yani tamamen tabiata dayanan melodik yapısından doğan çokseslilik mevzuu üzerinde duracağız. Türk musikisinin doğal melodik yapısına dayanan çokseslilikte genel olarak üç mühim”Türk“Türk musikisinde çokseslilik (2)” yazısının devamını oku
